Adile Naşit Hakkında Bilmedikleriniz

Yeşilçam denilince ilk akla gelen isim… Hababam Sınıfı’nın Hafize Anası, çocukların masalcı annesi, Münir Özkul’un kendi gibi aksi eşi…  “Turşu limonla olmaz, sirkeyle olur” repliğiyle hafızalarımızda yer edinmiş büyük oyuncu… İşte Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Adile Naşit hakkında bilmedikleriniz…

Gerçek adı Adele Özcan olan Adile Naşit 17 Haziran 1930’da gözlerini dünyaya açtı. Naşit’in Babası tuluat tiyatrosunun en renkli kişilerinden komedyen Komik-i Şehir Naşit, annesi ise ünlü kantocu Amelya Hanım’dı.

Tiyatrocu aileden gelen Adile Naşit, babasının isteğiyle erken yaşta okula başladı ancak babasının erken ölümünün ardından okulu bıraktı. 13 yaşında yetim kalan, tiyatro dışındaki dünyadan bihaber Adela, okulu bırakarak Kasımpaşa’da bayrak üreten bir tekstil atölyesinde çalışmaya başlar. Kardeşi Selim ise Dolapdere’de bir kaportacının yanına çırak olarak girer. Anneleri Amelya hanım ise meze yapıp meyhanelere satmaktadır.

Ancak Adile’nin de Selim’in de aklı tiyatrodadır. İki kardeş iş çıkışında tiyatroların kapısını aşındırır ve 1944 yılında ilk kez tiyatroyla tanışır Adile Naşit. Figüran olarak rol aldığı gösteride anneyi canlandıran oyuncu hastalanınca Adile Naşit makyajla yaşlandırılır ve anne rolünde sahneye çıkar. Oldukça başarılı bir performans sergileyen Naşit dikkatleri üzerine çekmeyi başarır.

O dönem şehir tiyatroları gelecek vadetmez o nedenle annesi Amelya hanım çocuklarını kocasının yakın dostu olan Muammer Karaca’ya götürür: “Bu çocuklar tiyatro diyor, başka bir şey demiyor. N’olur yanınıza alın”  der. Muammer Karaca iki kardeşi de tiyatrosuna alır.

Adile Naşit’in İlk Sinema Filmi: Yara

Dönemin sanatçısı Şevkiye May, ona tiyatroda asla başarılı olamazsın dese de, Naşit, 14 yaşında Şehir Tiyatrolarında Çocuk Tiyatrosu’na girmeyi başarır.   Naşit ‘Fuar Yıldızı’ oyununda canlandırdığı Düttürü Leyla tiplemesiyle Şevkiye May’ın da takdirini kazanır. May, yanına gidip o sözleri için Adile’den özür diler.  Halide Pişkin’in grubuna dahil olan Naşit, Her şeyden Biraz adlı oyunla İstanbul turnesine çıkar.

Tiyatroda başarılarıyla adından söz ettirmeyi başaran Adile Naşit, ‘Masif İskemle’ adlı oyunda Gülriz Sururi’nin 65 yaşındaki annesini canlandırır ve bu performansıyla sinemanın kapılarını aralamayı başarır.

1947 yılında rol aldığı Yara filmiyle sinema dünyasına adım atan Naşit, farklı oyunculuğuyla dikkatleri üzerine çeker ve daha sonra pek çok proje için teklif alır.

1948 -51 yılları arasında komedyen Aziz Basmacı ve Vahi Öz ile bir topluluk kuran Adile Naşit, tiyatroya da devam eder.

1950 yılında kendisi gibi tiyatrocu olan Ziya Keskiner ile evlenen Naşit, kurdukları tiyatro grubu dağılınca tekrar Muammer Karaca grubuna geçer ve orada tiyatro çalışmalarına devam eder.

Adile Naşit’in ikinci rol aldığı film Lütfi Akad’ın yönetmen koltuğunda oturduğu 1950 yapımı Lüküs Hayat filmi olur. 1961 yılında ağabeyi Selim Naşit Özcan ve kocası Ziya Keskiner ile Naşit tiyatrosunu kurarlar ancak tiyatroyu uzun süre devam ettiremezler.

1975 yılına kadar Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü Tiyatrosu’nda çalışan Naşit, Hisseli Harikalar Kumpanyası, Neşe-i Muhabbet, Şen Sazın Bülbülleri gibi müzikallerde de rol alır.

İşte Hayat Filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü Aldı!

1970’li yıllarda beyazperde de daha çok yer almaya başlayan Adile Naşit, 1976’da Atıf Yılmaz imzalı İşte Hayat filmindeki rolü ile Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanır. 1970’li yıllarda beyazperde de büyük sıçrayış yaşayan Adile Naşit, daha çok Ertem Eğilmez ve Kartal Tibet’in yönettiği filmlerde rol alır.

Münir Özkul, Şener Şen, Kemal Sunal, Halit Akçatepe gibi birçok usta oyuncuyla birlikte rol aldığı Rıfat Ilgaz’ın ünlü eseri Hababam Sınıfındaki Hafize Ana karakteri, oyuncunun en çok beğenilen karakterlerinden biri olur.

“Bak beyim sana bir çift lafım var” repliğiyle hafızalarımıza kazınan Bizim Aile filminde Münir Özkul’la başrolü paylaşan Adile Naşit, Engin Orbey imzalı filmde ailesi için didinen Melek Hanım rolünü canlandırır. Filmde canlandırdığı anne rolü de Naşit’in alametifarikaları arasında yerini alır.

1976’da Kartal Tibet imzalı Tosun Paşa’da Tellioğulları’ndan Adile rolünü canlandıran Naşit’in, hamamda eline defini alıp duruma uyarladığı “Bağa girdim bağ budanmış bağa bülbül dadanmış” şarkısı yıllar geçse de unutulmaz.

1978 yılında Münir Özkul ile başrolü paylaştığı Neşeli Günler filminde Saadet Hanım karakterine hayat veren Naşit’in kocası Kazım Efendi’yle atışması sırasında kullandığı “Turşu limonla olmaz, sirkeyle olur” repliği de oyuncunun unutulmayan replikleri arasında yer alır.

Emel Sayın, Tarık Akan, Kemal Sunal, Münir Özkul, Zeki Alasya ve Metin Akpınar gibi oyuncularla rol aldığı Mavi Boncuk’ta “Duydunuz mu a dostlar Emel Sayın’ı kaçırmışlar, gözleri kör olasıcalar, boyları posları devrilesiceler“ diye telaşlanması ve 1977’de Şabanoğlu Şaban filminde “Gittiiiiiiiiiii gitti gitti gitti” hıçkırığı da unutulmazlar arasındadır.

Salak Milyoner, Süt Kardeşler, Ah Nerede Vah Nerede, Gülen Gözler, Gırgıriye, Sultan, Şaban Oğlu Şaban, Namuslu, Şabaniye, Milyarder ve daha birçok filmdeki başarılı performansıyla yediden yetmişe herkesin gönlüne taht kurar Adile Naşit.

Çocukların Masalcı Annesi

Canlandırdığı rollerde izleyiciyi kahkahaya boğan Adile Naşit’in hayatı ise o kadar neşeli değildir aslında. Doğuştan kalbi delik olan oğlu Ahmet’in sağlığına kavuşması için Amerika’da ameliyat olması gerekir, o dönem ameliyat için gerekli olan para sanat camiası ve basın tarafından başlatılan kampanyalarla toplanır. Ameliyatı başarılı geçen Ahmet, ameliyattan birkaç gün sonra girdiği komadan çıkamaz ve 16 yaşında hayata gözlerini yumar. Adile Naşit oğlunu doğum gününden bir gün önce 16 Haziran’da kaybeder. Oğlunun ölüm haberini İzmir’de oyun arasında alan Naşit, oyunu yarıda bırakmadan sahneye çıkar ve gözyaşını içine akıtarak seyirciyi güldürür. Oyunun ardından uçakla İstanbul’a dönen Naşit o günden sonra ne doğum gününü kutlar ne de uçağa biner.

Oğlunun ölümü üzerine çocuklara olan ilgisi artan Naşit, 1980’de TRT’de yayınlanmak üzere Uykudan Önce adlı çocuklara yönelik bir program sunmaya başlar. Adile Naşit, bu programdan sonra çocukların hafızalarında Masalcı Anne olarak yer edinir. 1982 yılında eşi Ziya Keskiner’i kalp krizi nedeniyle kaybeden Adile Naşit, 1983 yılında Cemal İnce ile ikinci evliliğini gizlice yapar.

Tiyatro oyunları ve sinema filmlerinde yarattığı ‘’anne’’ karakteri, onun 1985’te ”Yılın Annesi” seçilmesini sağlar.

Son filmi olan Annem/Bırakmam Seni’nin çekimleri sırasında rahatsızlandığı için hastaneye giden Aile Naşit’e bağırsak kanseri teşhisi konulur. Yurtdışında tedavi olması gereken Naşit’i Sezen Aksu yalnız bırakmaz. Takvimler 11 Aralık 1987 yılını gösterdiğinde Sezen Aksu refakatinde son günlerini geçiren Adile Naşit hayata gözlerini yumar.

Naşit’in Temel Gürsu imzalı son filmi Annem / Bırakmam Seni filmindeki repliği de oldukça manidar olur:

– Sevenlerim beni hep gülerek ve neşeyle hatırlasın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir